Sürdürülebilir finans regülasyonu nedir?

Yeni akronim hayırlı olsun. Çünkü çok azdı. > PAI = Principal Adverse Impact = Esas Olumsuz Etki.


Regülasyon okumak hiç de favorim değil. Karman çorman yazılmış binlerce sayfa. Ama sürdürülebilir finans için bir yığın regülasyona bakmak lazım. Başımıza neler geleceğini anlamak için.


Duydukça jargon bulutunda kaybolduğumuz, okudukça çok büyük dönüşümlerin olacağını anladığımız/umduğumuz bir konu burası.






Kim/ne bu PAI?

Avrupa Birliği Sürdürülebilir Finans Regülasyonu hazırlıyor (asla bitmeyecek gibi gözüküyor). Bir kısmı 2021’den beri uygulanıyor. Eşzamanlı EU Taxonomy (AB taksonomi) hayata geçiyor, yeşilin elli tonuna karar verilen bir regülasyon.


Finansal ve kurumsal sektör için geçerli ayrı kurallar var. Yatırım fonları, finansal kuruluşlar SFDR = Sustainable Finance Disclosure Regulation uygulayacak. PAI bunun bir alt başlığı. Bu yazı tüm bu regülasyon ile ilgili.


Bu regülasyon da nereden çıktı?

Hatırlayalım, 2015 Paris Anlaşması hedefleri, 2050 AB net sıfır karbon hedefi. Bu yolda yeşil aklamayı (greenwashing) önleyebilmek, standartlaşma, transparanlığı sağlamak için belli kurallar geliyor.


Kimler SFDR uygulayacak?

AB’de yer alan finansal kuruluşlar, yatırım fonları, emeklilik fonları, sigorta şirketleri veya AB'ye finansal ürün pazarlayan kuruluşlar


Ne raporlayacak?

Üç temel konu:

  1. Bu yatırım ürünü hangi ESG risklerinden etkilenebilir, örneğin iklim değişikliği

  2. PAI: bu yatırımın sonucunda ne türlü olumsuz etkiler oluşabilir, örneğin su kirliliği, atık, sosyal eşitsizlik

  3. Sürdürülebilir ürün pazarlarken, bunu bir nevi ispatlamak zorunda


Buna göre yatırım şirketi olumsuz etkileri nasıl yönettiğine dair due diligence sürecini açıklayacak. Bunun için SFDR'ın tanımladığı 64 tane ESG indikatörü var (18 zorunlu, 46 gönüllü).

Örneğin: biyoçeşitlilik, çalışma standartları, çevre kirliliği


Bununla bitmiyor. Websitesinde bu riskleri açıklarken, periyodik olarak bu riskleri ve etkileri raporlayacak.


Günümüz itibariyle SFDR aperatifi Level 1 raporlaması başladı. Örnekler için buyrun:

Allianz

Robeco

Blackrock

ING


Ürün seviyesinde daha detaylı ve teknik bilgiler (regulatory technical standards RTS) içeren Level 2 uygulaması 2022 ortasına ertelendi.

Daha spesifik konuşalım. Bizi neler bekliyor?

Yatırım şirketlerinin websitelerinde ve MiFID II gibi politika dökümanlarında şöyle bilgiler göreceğiz.


- Finansal ürünlerin ne kadarı taksonomi ile uyumlu



Kaynak: ESMA


- Finansal ürünler nasıl sınıflandırılıyor: Article 6, 8, 9’a göre hangi kategoride (yeşilin elli tonu)

  • Article 6: herhangi bir sürdürülebilirlik hedefi olmayan yatırım ürünleri > türev ve nakit benzeri yatırımlar

  • Article 8: ESG ve sürdürülebilirliği destekleyen ama temel hedefi bu olmayan yatırım ürünleri (kimileri light-green diyor) > ESG fonları, yeşil bonolar

  • Article 9: sürdürülebilirlik ana objektifi olan yatırım ürünleri (dark-green) > etki yatırım fonları


Kaynak: Robeco


- Bir finansal ürünün prospektüsünde şu bilgiler yer alacak

- Bu ürünün sürdürülebilirlik hedefi ne

- Belirlenen sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda, hangi indikatörler kullanılarak performans ölçülecek

- Hangi yatırım stratejisi takip ediliyor

- Bu yatırım yapılırken due diligence süreçleri neler, sürdürülebilir olduğuna nasıl karar veriliyor

- Bu yatırımın olumsuz etkileri (Principal Adverse Impact) neler

- Bu yatırım diğer sürdürülebilirlik faktörlerini olumsuz etkileyecek mi

- Referans alınan sürdürülebilirlik ölçütü nedir

- Bu yatırımın karbon azaltma hedefi var mı


Mesela:

Source: ESMA sf 60


Şimdi ne olacak?


Taksonomi ile önemli fark:


Taksonomi'de (EU Taxonomy for Sustainable Activities) bir ürün yeşil mi değil mi sorusu önemli. Taksonomiyle atıyorum yüzde 10 uyumlu deyip geçebiliyorsun. Uyumsuz kısımda neler olup bittiğini bilemiyoruz. Ve zararlı olanı azaltmakla pek ilgilenmiyor.

SFDR’da yeşil ve sürdürülebilir olmayan, yüksek risk taşıyan ürünler için ne yaptığını anlatman gerekecek.


Bu işi de finansal sektör, yatırım şirketleri vs üstlenecek. Her koyun kendi bacağından asılır. Bu yüzden ‘’engagement’’ diye bir terim bolca kullanılıyor (bizim için fazla Amerikalı olan lobicilik -good old stewardship). Yatırım şirketleri, bankalar, yatırım yaptıkları, fonladıkları ve çevresel riskler taşıyan şirketlerle engagament/müzakere sürecine girecek. Bankacılar Engagement Specialist diye ilanlar açmaya başladı. Bu çalışanlar gidip petrol şirketlerinin ensesinde boza pişirecek (en azından kağıt üzerinde). İşte dönüşüm buradan başlıyor.


Halka açık olmayan, transparan olmayan ve gri bölgede kalan şirketler de elini taşın altına koyacak.


Kredi derecelendirme gibi PAI derecelendirme olacak. ESG skorlama vardı zaten? Evet ama her skorlayananın kendine göre ölçütleri vardı. Ve gönüllü işlerdi. SFDR’da ortak indikatörler kullanılacak. Bu da doğal seleksiyona götürecek. Temennimiz o ki, PAI’si kötü olanlar ortaya çıkacak. Yatırımcılar, yatırımlarını seçerken, PAI’si kötü olanlardan, yüksek ESG riskleri taşıyanlardan uzak duracak. Onlar da PAI'si kötü çıkmasın diye çevreye olumsuz etkisi olan şirketlerden uzak duracak.


Yakın takipteyiz.