Ağaçlandırma yatırımı nasıl olur

Kolera Günlerinde Aşk’ı okuyanlarınız bilir, kahramanımız Colombia'nın en önemli ırmaklarından La Magdalena’da bir gemi yolculuğuna çıkar. ‘İç içe geçmiş dev gibi ağaçlarla dolu orman’ların ve timsahların, denizayılarının nehir ticaretinin gelişmesi sonucu yok olmasından bahseder. Bilmez ki seneler sonra etki yatırımı diye birşey çıkacak, buralara ağaç ekip paralar kazanacak.


Bu satırlarda başka çağrışımlar buluyorum (Dereboyu, Büyükdere, Ambarlıdere, Kanal İstanbul, Kaz Dağları). Farketmeden bu yazım için ağaçlandırma yatırımını araştırmaya başlıyorum...



Ağaçlandırma, ormanlaştırma (reforestation) etki yatırımında önemli bir alan. Tek başına ağaçlandırmayı destekleyen fonlar var (mesela Timber Fund, Forestry ETF!). Bunlar biyoçeşitliliğin ve doğal kaynakların korunmasını hedefliyor. Sürdürülebilir ormancılık, tarım ve balıkçılık da bu başlıkta yer alabilir.


Ormanlaştırmanın bir yatırım olması için nakit üretmesi lazım, nasıl olur bu? Geleceğiz oralara.


Ormanlaştırma için önce ormansızlaştırmaya bakalım. Neler buna yol açıyor?


1: Kasıtlı pratikler: tarım arazisi açma, yakacak, yapı malzemesi elde etme, madencilik, endüstri, kaçak ağaç kesimi, şehirleşme vb

2: Kasıtlı olmayan pratikler: doğal afet, yangın vb


Ormansızlaşmayla mücadele eden birçok kuruluş var. Mesela Tema. İş çevresinde de en çok adını duyduklarımız Rainforest Alliance.


Kim bu Rainforest Alliance? 1980’lerde Amerika’lı çevreci Daniel Katz tarafından kurulmuş bir NGO. Ormanları koruma hareketi 1992 Rio Earth Summit’te sertifikasyona dönüşüyor: Forest Stewardship Council (FSC). FSC ile günümüzde 80 ülkede 180 milyon hektar orman alanı sertifikalandırılmış ve korumaya alınmış.


Ne oluyor sertifikalı ormancılık işleri?


Bu Tema’nın ağaçlandırma işlerine pek benzemiyor. Ağaçları tekrar kesebilmek için ağaç ekmek gibi bir olay var burada. Bunun neresi çevreci diyebilirsiniz? Orası epey karışık! Bu yazı zaten epey karışık olacak. Konu çok tartışmalı olunca hap gibi bilgi olmuyor.


Ama özetle buradaki varsayım; yerine yenisini koyuyorsan ve bunu iyi yönetiyorsan kaybetmekten iyidir.



90’lardan beri varolan ormanlaştırma işleri geçtiğimiz senelerde ekstra momentum kazandı ve ana akım haline geldi. Çünkü malum karbon piyasalarının oluşması, 2015 Paris Anlaşması, karbon azaltımı hedefleri. İşte Net Sıfır Nedir yazımda anlattığımda mahsuplaştırma olayları. Ne dedik, netlemek azaltmaktan daha kolaydı. İşte tam olarak burada ormanlar karbon döngüsünde önemli rol oynuyor, ormansızlaştırma da karbon miktarının artmasında. Bir de halkla ilişkiler konusunda.


Ormanlaştırma vaatlerine örnekler:


Shell karbon ayakizini azaltma hedefi kapsamında 300 milyon dolarlık ormanlaştırma yatırımı yapacak. Hedef İspanya’da 300 bin ağaç, Hollanda’da 5 milyon ağaç.


Nestle (palm yağı, arsa arazi, çocuk işçiliği gibi konulardan sicili kara) Brezilya ve Meksika’da 3 milyon ağaç ekecek.


Peki ormanlaştırma işleri gerçekçi mi?


Oxfam’a göre dünyada tüm bu ağaçlandırma hedeflerine yetecek kadar alan yok. Globalda net sıfıra ulaşmak için ağaçlandırma benzeri doğa temelli çözümlere gidersek, tüm Hindistan’a veya bir tane daha dünyaya ihtiyacımız var. BP, Shell, Eni ve Total’in karbon ayakizini azaltmak için İngiltere kadar ağaç ekmesi lazım. Sadece Shell’in karbon ayakizini %35 azaltması için İtalya büyüklüğünde bir alana ihtiyacı var!


Ek olarak, elimizdeki tohumlar da bir gün bitecek! Şimdiden net sıfır karbon için planlanan ağaçlandırma projeleri için yıllık 2 milyar tohum açığımız var.


Özetle diyeceğim şu ki ağaçlandırma olayları çok iyi hoş romantik olsa da, bir vitrin işi (window dressing) ve büyük şirketlerin kirletmeye ve karbon salmaya devam etmelerine izin veren bir durum haline gelebiliyor.


Bu kadar eleştiri yeter.


Şimdi şu ormanlaştırma yatırımları nasıl çalışıyor ve etkiciler buna nasıl yatırım yapıyor bir bakalım.


Sürdürülebilir ormancılık ne diyor?

  1. Biyoçeşitliliği koru, erozyonu önle, su kanallarını koru, kimyasal ilaçları kullanma, atıklarını yönet, yerel faunayı koru

  2. Planla ve buna göre hasat yap, kaç tane ağaç ne zaman kesilecek önceden belli olsun, ormanın kendisini yenilemesine izin ver

  3. Sertifika al!


Sürdürülebilir ormancılık nasıl para kazanıyor?


Temel fikir şu. Bir orman hayal et. Ağaçlar büyürken karbon piyasalarına karbon kredisi satılsın. Ağaçlar hasata uygun zamana geldiğinde yan ürünleri sertifikalı diye daha yüksek fiyattan satılsın (bu arada ormanları koruyarak da karbon kredisi üretebiliriz- çünkü koruma olmasaydı ormanlar kesilecekti).


Şimdi detaylar:

  1. Orman ürünlerinin pazarlanması: sertifikalı ormanlardan gelen tomruk kereste kağıt mobilya vb orman ürünleri, organik tarım gibi, geleneksele göre daha değerlidir, ve daha yüksek fiyattan alıcı bulur. Yeni pazarlara açılır. Orman işletmesi, daha önce erişimi olmayan ve bu ürünü talep eden, ve bunun için daha fazla fiyat ödeme kapasitesinde pazarlara erişim sağlayabilir. (aşağıdaki örneğe bakabilirsin)

  2. Tarımsal ormancılık (agro-forestry) : tarım veya hayvancılık alanında ağaçlandırma kullanılarak ekosistem iyileştirilebilir ve verim artırılabilir. Kahve çekirdeği tarımında sıklıkla kullanılıyor. Duyduğuma göre Arabica gölgede güneşlenmeyi çok severmiş! Ama bu yazımızın direk konusu değil.

  3. Karbon piyasaları: ormanlar karbon depolama işlevi gördüğü için, karbon piyasalarına entegre edilip karbon kredileri üretilebilir. Yani sertifikalı ormanlar yapıp buradan karbon kredileri satabiliriz. İdealde bunun bölgeselleşme usulüne göre yapılıp, karbon salınımı nerede yüksekse oradaki ormanlaştırmadan gelen karbon kredileriyle eşlenmesi uygun. Ama uluslararası transfer edilebilir azaltıma göre çok da böyle olmuyor.


Etki yatırımcısı ormanlaştırma yatırımdan ne bekliyor?

  1. Bir yığın çevresel fayda! Biyoçeşitliliğin korunması, erozyonun önlenmesi, su kaynaklarının sürdürülebilirliği, karbon azaltımı, saymaya gerek bile yok sanki.

  2. Yerel istihdam yaratılması, bölgesel refahın iyileşmesi, yeni işlerin ortaya çıkması, kırsal kalkınma vb


Karşıt görüşler neler?

  1. Çevresel faydaların vaat edildiği gibi olmayabileceğini söyleyen bir araştırma buyrun.

  2. Her yerde ağaç dikmek yerine yerel hayata ve ekosisteme uygun pratikler geliştirin demişler. Hayvancılığın yapıldığı alanı ormanla kaplarsanız sıkıntı çıkar. Çok mantıklı değil mi, gel sen bunu milyonlarca ağaç dikmesi gereken Nestle'ye anlat.

  3. Önceden kesilmiş olgun ormanların yerine yenisini koymanın karbon azaltma kapasitesi çok daha az. (bizde de otoyol açıp sonra diyorlar ya: yerine yenisini ektik!)


İşin ekonomik-finansal boyutları neler? Bu kadar şahane bir fikirse, neden herkes ormanlaştırma işlerine girişmiyor, sertifika alıp karbon satmıyor?

  1. Ağaç büyütmek yıllar alıyor! Mesela bambu ağacı 5-7 yıl, çam ağacı 25-30 yıl

  2. Ağaçsızlandırma probleminin olduğu ülkelere baktığımızda (Brezilya, Kolombiya, Endonezya), uzun vadeli finansman seçenekleri ya pahalı ya kısıtlı

  3. Yatırımın geri dönüş süresi (bence optimistik bir senaryoda) en az 6 sene (model için bakınız paranın maliyeti %7-15 arasında varsayılmış -orası neresiyse biz de gidelim :)

  4. Karbon piyasalarının altyapısı ve emisyon ticaret sistemleriyle entegrasyon henüz gelişmedi

2. Sertifika işi pahalı!

  1. Arjantin ve Brezilya’da yapılan bir araştırmada sertifikalandırma maliyeti (istihdam vs hariç) işletme başına 50-150 bin dolar arasındaymış. Bir de yenileme, denetim vs ücretleri var. Elini veren kolunu kaptırıyor!

  2. Buna bir de diğer arsa arazi vb masrafları ekleyin.

3. Elverişli arazide yapılması gerekiyor. Herhangi bir arazide yapılırsa ormanlaştırma işe yaramayabilir. Kuzey Hindistan’da bu işe 80’lerde başlamışlar ve bir rapora göre bu proje pek de çalışmamış.


FSC bir araştırma yaptırmış. Tabii sertifikasını pazarlamak istediği için rakamlardan şüpheleneceğiz) Ve diyor ki sertifikalı üretim yaparsanız pozitif nakit akışı elde edersiniz.



Bir de bizim Orman Genel Müdürlüğü ne demiş sertifikalı ormancılığa bir bakalım. Varsayımlar belli değil.

  1. Maliyetlere katlanabilmek için yeterince büyük arazide yapın diyor OGM. Nedir bu yeterince büyük? 200 bin ha üstü

  2. 200 bin hektarlık orman alanında 2 dolar/ha

  3. 200 hektar üstü alanda 0,1 ile 0,2 dolar/ha

Sırası gelmişken Türkiye'de ne durumda sertifikalı ormancılık yatırımları?


Bolu Aladağlar, Kastamonu, Muğla gibi birçok bölgemizde sertifikalanmış ormanımız var. FSC'ye göre toplam sertifikalı orman alanımız 5 ile 7.5 milyon ha aralığında (toplam 22 milyon ha orman arazimiz olduğunu düşünürsek fena değil sanki?). Orman İşletmelerine ait alanlar. Yatırım alanı olarak ormanlaştırma/ağaçlandırma yatırımı henüz yapılmamış.


Sözün tükendiği yerdeyiz. Bir solukta okuduğun bu upuzun yazıyı burada sonlandırıyorum. Birileri bir yerde orman yatırımı yapacağız derse aklına bu yazı gelsin.