Etki yatırımı, ESG, sürdürülebilir finans


Bu yazıda birbiriyle kesişen yatırım yaklaşımlarını açıklığa kavuşturmak ve kavram karmaşasını gidermeyi amaçlıyorum.




Öncelikle etki yatırımı nedir?


Etki yatırımı bir yaklaşım. Bir yatırım enstrümanı değil. Pozitif ve ölçülebilir sosyal ve çevresel katkı üretmeyi ve finansal getiri hedefleyen ve bu niyetle yapılan yatırımlardır (GIIN'e göre). Sonuç odaklıdır ve yatırım yapılacak şirketin ürünleri/hizmetleriyle ilgilenir. Yani şans eseri ortaya çıkan pozitif gelişmeler etki yatırımı sayılamaz. Aşağıda bahsedeceğim bütün diğer alanlara göre programlı bir şekilde etki yönetimi yapar. Etkiyi stratejik iş olarak kabul etme, hedef koyma, ölçme izleme yönetme raporlama vs.


Peki etki yatırımı ESG ve sürdürülebilir finansa göre nerede yer alır?



Kaynak: Bridges Fund Management


Etki yatırımını tanımlarken genel geçer yaklaşım (yukarıdaki tablodaki gibi) keskin ayrımları olan kategoriler oluşturmaya çalışır. Literatürde görürsünüz; önce finansal mı yoksa etki mi sorusuna göre, tamam o zaman etki yatırımı diye ikilik üzerinden gider. Ve finansal getirinin marketle uyumlu olup olmadığı üzerinden farklı yatırım şekillerini ayrıştırmaya çalışır. Bu nispeten yardımcı bir açıklama olabilir. Ancak pratikte bundan daha fazlası var. Etki yatırımcısı varlığını devam ettirebilmek için belli bir kar hedefler. Bu marketle uyumlu olabilir, olmayabilir, o apayrı birşey (yatırım iştahı, fonlama maliyeti vs). Kimi zaman da zaten etki yatırımcısının marketteki fiyatı bozmama gibi bir ilkesi var. Yani fiyat/finansal getiri bu alanı tanımlayan bir faktör değil yani.


Etki yatırımları kendi varlığını sürdürebilmek ve rekabetçi olabilmek ve pozitif katkı sağlamak için hem finansal faktörleri hem de etki faktörlerini göz önünde bulundurur. Biri diğerinden daha önce olmak durumunda değil.


Geleneksel anlamda literatürde salt finansaldan başlayan bir spektrum ve karşıtlık ilişkisi içinde, etki yatırımları finansal getiri ve etkinin kesişiminde yer alır. Ticari yatırımların sosyal çevresel faktörlerini göz önünde bulundurmadığı varsayılır. > Bu da artık tedavülden geçmiş bir kategorizasyon oldu çünkü ESG yönetimi ana akım/kimi zaman bir zorunluluk haline geldi.


Sorumlu yatırım nedir?


1960'larda başlayan, silah, tütün, ırkçılık karşıtı hareketten etkilenen bir yaklaşım. Etik değerlerle tarama yapar ve bazı alanlardan özellikle uzak durur. Örneğin tütün, alkol ve terörizm aktiviteleri yatırım yapılamaz alanlardır diye bakar. Negatif üzerinden gider. Yatırımların olumsuz etkileri var mı yok mu diye negatif bir tarama (negative screening) yapar. Bir hariç tutma listesi (exclusion list) uygular. Risklere karşı korunmayı hedefler.


Sosyal sorumlu yatırım (socially responsible investing SRI), sorumlu yatırım (responsible investing) ve kurumsal sosyal sorumluluk (corporate social responsibility CSR) terimlerini de görebilirsiniz. Kafaları iyice karıştırmadan bunlara da kısaca bakalım.


Sorumlu yatırım yukarıda bahsettiğim etik temelli yaklaşım. Kabul görmüş bir tanım yok.

CSR temelde şirketlerin hesap verilebilirlik, itibar (integrity) ve etik olmak adına yaptıkları uygulamalar. Kimi zaman pazarlama amaçlı olmakla (window dressing) eleştirilebilen bir alan. Türkiye'deki şirketlerde ortakların memleketinde bir okul açması, eğitim yardımı gibi şeyler sosyal sorumluluk olarak geçiyor. Body Shop'ın hayvan dostu makyaj kampanyası da buna bir örnek.


Sürdürülebilir yatırım nedir?


Sürdürülebilirlik kelimesi hayatımıza çok önceden girdi. Ancak popülerleşmesi 2015 Cop21 Paris Anlaşması ile oldu. Anlaşma metninde geçen sürdürülebilirlik kelimesi dilimize pelesenk olacaktı ama bilmiyorduk. Bir de Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri çıkınca (bütün Birleşmiş Milletler üyelerince kabul edilen 2030 takvimli 17 tane ilke), anahtar kelime sürdürülebilirlik oldu.


Sürdürülebilir yatırım nasıl oluyor dersek: bu yaklaşım sorumlu yatırımı bir adım öteye taşır ve çevresel sosyal yönetişimsel (ESG) faktörler üzerinden aktif bir şekilde yatırım fırsatı arar. Risklere karşı da korunur, ama asıl olarak ESG üzerinden değer yaratmayı hedefler. Çünkü amaç adı üstünde sürdürülebilir olmak.


ESG yatırımı nedir?


Sürdürülebilir yatırımın bir kolu ESG yatırımları. Bazı ESG faktörlerine göre şirketlere not verilir, tıpkı kredi notu gibi. ESG faktörlerine göre şirketlerin performansını değerlendirir. Varsayım: ESG notu iyi olan şirketler uzun vadede daha iyi performans gösterecektir. Çünkü finansal olmayan problemler eninde sonunda finansal sonuçlara yol açacaktır. Bunlar iyi yönetilirse, şirketin performansı daha iyi olacaktır. Bu alan etki yatırımından farklı olarak şirketin süreçlerine ve operasyonlarına odaklanır. Sürdürülebilir finansman, yeşil/sosyal tahviller burada yer alır.


ESG yatırımı dediğimiz zaman bir de spesifik bir yatırım ürününden bahsediyoruz. Son yıllarda sürdürülebilir etiketli ürünlere artan taleple yatırım şirketleri ESG kriterleriyle şirketlere yatırım yapmaya başladı. Bir formülleme, endeksleme yaparak yatırımlarını seçiyor, şirketlere bir ESG notu veriliyor, bu üçüncü görüş tarafından doğrulanıyor. Bu standartlaşma sayesinde ESG yatırımları göreceli kolay hacim kazanan bir alan oldu. ESG fonları en hızla büyüyen sürdürülebilir finans alanı ve 2020'de 1.7 trilyon dolara ulaşmış. Kimlerin ESG notu yüksek diyorsanız buyrun örnek MSCI listesi: ASML, Roche, Unilelever karnesi iyi gelenler.


Filantropi nedir?


Stratejik olarak yapılan bağışlar, hayırseverlik ve yardımlar buraya girer. Karşılığında getiri beklentisi çoğunlukla yoktur.


Son olarak etki yatırımına geri dönüp çok popüler bir yatırım türüne bakalım.


Karma finans (blended finance) nedir?


Farklı sektörlerden ve farklı risk iştahından gelen yatırımcıları aynı fon altında biraraya getiren bir enstrüman. Örneğin kamu ve özel ortaklığında kurulan fonlar. Ana hedef ve ayrıştırıcı faktör stratejik bir yatırımcının kamu veya genellikle özel sektör fonlamasını mobilize etmesidir. Yani o yatırımcı olmadan gerçekleşmeyecek bir projenin karma finans altında hayat bulmasıdır. Dilimleme şeklinde oluşturulan bu finansmanda farklı yatırımcılar, farklı risk getiri özellikleri olan hisse sınıflarına yatırım yapar. Genellikle kamu sektörü gibi risk iştahı yüksek ve sabırlı bir sermaye sağlayıcısı olabilir ve riskte ilk üstlenici, kar dağıtımında en alt seviyede olabilir. Bu fonlar etki alanında çok popülerdir çünkü özel yatırımcıyı bu alana teşvik eder. Bu mobilizasyon ve olmazsa olmazlık (additionality) da bir etki niteliği taşır. Örneğin Usaid.


Son. Bütün bunların sonunda kafaları iyice karıştırdım mı? Umarım bu kelime bulutunda biraz olsun yön bulmanıza yardım edebilmişimdir.