Bireysel yatırımcıdan etki yatırımcısı olur mu?

Arkadaşlarla arada konuşuyorz, ben iklim konusunda endişeliyim, gelecekte kaynak sıkıntıları yaşayacağımızı düşünüyorum, sürdürülebilir bir geleceğe ve iklim dönüşümüne nasıl destek olabilirim (ve bundan nasıl para kazanabilirim).


Sonra başlıyoruz tartışmaya.





Yatırım yapmadan önce beklentilerimizi belirlememiz gerekiyor.


1. Tema: Hangi konuyla ilgileniyoruz. Spesifik bir yumuşak karnımız var mı, örneğin tarım konusunu mu desteklemek istiyoruz, yoksa kaynak yeterliliği mi, ya da çevre kirliliği mi, yoksa sağlık konusu mu. Tematik bir alan bulabilir miyiz kendimize.


2. Yatırım enstrümanı: aslında birçok opsiyonumuz var, kitle fonlaması (crowdfunding), sermaye piyasaları (stock picking), fonlar (ETF, mutual funds, debt funds), tahviller (tematik tahvil ve bonolar, eurobonds). Bunlardan hangisine erişimimiz var.


3. Etki alanımız: Bireysel yatırımcı olarak ne yapabileceğimiz, etki alanımızı (area of influence) bir anlayalım diyorum. Bizim paramız ile yapılacak yeni bir proje olmayacak, çünkü bizim verdiğimiz 5 doların ilave katkı (additionality) faktörü düşük. Bu yüzden doğrudan etki yatırımcısı olma şansımız zor. O zaman gidip bize sunulan yatırım seçeneklerine bakacğız.


O zaman genel başlıklar altında - ana akım yatırımın alanları içinde- neler yapabileceğimizi tartışalım.


Hisse senedi piyasaları:


İlgilendiğimiz temayı veya genel yaklaşımımızı (generalist vs tematik) baştan kabul ettiğimize göre hisse senetleri bir seçenek.


O zaman önemli bir kaç farkındalık: Ben hisse senedi seçebilir miyim (stock picker)? Aktif yatırımcı olabilir miyim? Marketi yenebilir miyim? Şirketin tüm faaliyetlerine dair ESG risk ve fırsatlarını değerlendirebilir miyim? Şirketin operasyonları bildiğim bir sektörde mi?


Tüm bu sorulara yanıtımız evetse süper. Yanıtımız hayırsa, pasif yatırımcı olacağız arkadaşlar- seni aşağıdaki Fonlar başlığına alalım.


Sürdürülebilirliğe hangi seviyede bakacağız? Burada önemli bir ayrım yapmak lazım. Şirketin operasyonları ve süreçleri yeşil olan bir şirket mi (örneğin bankaların yemyeşil), ya da yaptığı iş ile yeşillenmeye, sürdürülebilirliğe katkıda bulunan şirketler mi bizim ilgimizi çekiyor? (Bu bizi ESG fonlarına geldiğimizde iyice düşündürecek).


Büyük bir şirketin işinin bir kısmı yemyeşil olabilir, ama diğer kısımlarda henüz dönüşmemiş ve pis işler yapıyor olabilir. Bu bizim için tamam mı devam mı? Ne kadar temizlik bizim için yeterince iyi?


Bu şirket hangi sosyal çevresel probleme çözüm sunuyor? Örneğin geri dönüşüm şirketi veya doğal tarımsal ilaçlar üreten bir şirket veya eğitim konusunda erişilebilir çözümler geliştiren bir şirket süper fikirler olabilir. Bir diğer yandan, yeni bir teknoloji geliştiren bir şirketin çözümünün fizibilitesi, markette kabul görüp görmeyeceği gibi soruları da sormak gerekli.


Sunulan çözüm konusunda iyice ikna olduysak, ölçeklendirilebilirlik.


Engagement vs. exclusion


Peki madem aktif yatırımcı olmaya karar verdik- aktivist yatırımcı mı olacağız (kendi çapımızda)? Fosil şirketlerini tamamen dışlamalı mıyız? Onlar işlerini dönüştürürse süper olmaz mı? Bu epey tartışmalı bir konu. İki farklı bakış var:

- Kimileri diyor ki bu şirketlerle muhattap olamayız, tamamen dışlamalıyız.

- Kimisi de diyor ki dışlamak son seçenek olmalı ve bu şirketlerle birlikte çalışmalıyız. Önce içimiz değişmeli (change must come from within). Hırslı ve kararlı dönüşüm planları olan şirketleri destekleyelim, yoksa dönüşmek için ihtiyaçları olan fonları nereden bulacaklar ve etrafı kirletmeye devam edecekler. Hele şimdi yerlerde gezinen hisse fiyatlarıyla petrol şirketleri bir alım fırsatı mıdır?


Ben ikinci görüşe daha yakınım. Ama bu şirketler benden akıllı. Paralarımı alıp kuzey kutbunda petrol arama çıkarma yapmadıklarından emin olabilir miyim... Tüm planlarını detaylı incelemek gerekecek. Unutma aktif ve aktivist yatırımcı olmaya karar verdiysek- bunun için zamanımızı da yatırmamız lazım.


Nakit benzeri:


1. Bazı bankalar etki mevduat hesapları sunuyor. Örneğin Triodos ve Rabobank sürdürülebilirlik çerçeveleri altında, etki odaklı mevduat hesapları sağlıyor.


Borç piyasaları:


1. Sürdürülebilir, yeşil, sosyal tahvillere ikincil piyasalarda yatırım yapabiliriz. Şirketlerin operasyonlarını dönüştürmek için aldığı borçlanmalar bizim için cazip olabilir. Paramızın hangi iyi niyetli dönüşüm işlerine katkı sağlayacağına bakabiliriz, borçlanmanın kullanılacağı projeyi inceleriz. Bunlar nedir diyorsan Yeşil tahvil nedir yazısı tam senin için.


Fonlar:


Yukarıdaki seçimleri elediysek ve başkalarına paramızı yönetmesi için güveneceksek, bu amaçla oluşturulmuş fonlara bakabiliriz. Birileri paramızı yönetmek ve hisse senetlerini seçmek için maaş alacak. Bildiğiniz üzere ESG fonları, yeşil fonlar, tematik fonlar epey yaygın.


Peki burada hangi kriterlere bakmak lazım.


1. Etki fonları: Asgari yatırım tutarları değişmekle birlikte beğendiğimiz ve özel yatırımcıdan fon toplayan etki yatırımcılarının yatırımcısı olabiliriz. Burada minimum yatırım tutarı bariyeriyle karşılaşabiliriz. Kimi fonlar girişte en az 100 bin dolar gibi sermaye isteyebilir. Etki yatırımcısının hangi kriterlere göre yatırım yaptığı, ne kadar transparan olduğu, geri ödemelerimizi ne sıklıkta alacağımıza bakabiliriz.


2. Tematik fonlar: yeşil, geri dönüşüm, su verimliliği, sürdürülebilir tarım, sosyal kalkınma hedefleri (SDG) vb temalara yatırım yapan fonlar var. Bu fonlar büyük varlık yönetimi şirketleri tarafından (Blackrock, Fidelity vs) kurulup Amerika ve Avrupa'da hisse senedi piyasalarından alınabiliyor. Bunlar ödemek istediğiniz komisyona göre bakacağınız yatırım fonu (mutual fund) veya borsa yatırım fonu (ETF) olabilir. Burada dikkat etmemiz gereken fonun ne kadar eşit dağılımı olduğu, portföy şirketlerinin hangi şirketlerden oluştuğu ve bunların seçilme kriterleri. Olumsuz etkileri ölçüyor mu ve hangi sıklıkta portföy yeniden gözden geçiriliyor. Fonun yatırım yönetimine dair prospektüsünü okumakta fayda var.


3. Sürdürülebilirlik, ESG fonları: ESG performans metriklerine göre skorlanan şirketlerin filtrelendiği ve iyi not alanların seçildiği fonlar var. Ancak burada alttaki şirketlerin neler olduğunu incelemek ve fonun yatırım metodolojisine bakmak faydalı hareketler olacaktır. Bu fonların büyük bir bogus olduğuna inanlardanım. Bu konuyu detaylamasına incelediğim yazım için beni takipte kal.